|
07 Şubat 2012 Salı
BU HAFTA HANGİ FİLME GİTSEK?Bu hafta vizyonda üç yeni film var. Aşkın Son Mevsimi Tolstoy ve karısı arasında yaşananlardan ilham alıyor ve 1910 yılında sonlanıyor bir hayatla birlikte! Iron Man ikinci de sırrını söyler mi sizce? Takiye: Allah Yolunda, insanların neler yaptığını ortaya koymaya çalışıyor, paralar suyunu çekiyor! İyi seyirler.
Aşkın Son Mevsimi / The Last Station
Hani yazarlar hafiften ‘tırlak’ olur derler ya burada durum biraz farklı. Zira Tolstoy’un onu deli gibi seven karısı Sofya şöyle ki Tolstoy’u evden bile kaçırtıyor, çünkü evden kaçmasa zira keçileri kaçıracak! Şimdi 1900’lü yıllara, Tolstoy’un yaşamına uzanma zamanı… Filmde iki ayrı akış var Tolstoy ve karısı arasındaki atışmalar ve ona yazman olarak atanan genç delikanlının aşkı keşfi ve bir nevi denge kurucu durumuna geçmesi… Tolstoy bilindiği ya da bilinmediği gibi 1910 yılında 82 yaşındayken bir tren istasyonunda zatürreden ölmüştü. Hesaplarsak tam yüz yıl olmuş, dile kolay! Bu filmde biraz yüzüncü yıla ithafen çekilmiş bir film. Bir roman uyarlaması ve duygudan duyguya geçiş mümkün. Şöyle ki, eğlenceli, karmaşık, duygusal, bozgun bir hal var filmde.. Tolstoy’u beyaz sakallı dede modunda Christpher Plummer canlandırıyor, çok sevgili eşini ise Helen Mirren. Filmdeki performanslarıyla, Rus kanı taşıyan Helen Mirren En İyi Kadın Oyuncu, Christopher Plummer da En İyi Yardımcı Erkek oyuncu dalında Oscar\'a aday gösterildi. Film ayrıca, 2009’da Hesse (Almanya) En İyi Uluslararası Edebiyat Uyarlaması ödülünü kazandı. Tolstoy’a hayran olmamak, Tolstoy ve karısı arasındaki aşktan etkilenmemek elde değil. Aşk gerçekten nefret ve sevgi ilişkisi dedirten bir film… Tez elden izlene! Iron Man 2 Beyazperdeye yeni dadanan bu acemi süper kahraman, kendisi kabul etmese de halk ona öyle bir muamele çekiyor, bu kez yine pek hareketli bir biçimde karşımızda. İkincisinin çekilmesinde gişede başarılı olmasının etkisi bir hayli fazla. Bu yüzden yönetmen Jon Favreau ve gözde oyuncusu Robert Downey Jr tekrar bir araya geldi ve ortaya ‘Iron Man 2 çıktı. Filmde milyarder mucit Tony Stark’ın zırhlı Süper Kahraman Iron Man olduğu tüm dünya tarafından bilinmekte artık. Gözler onun üzerinde nerdeyse, yani pop star olmasına ramak kalmış durumdayken, müthiş teknolojisini orduyla paylaşması için hükümetten, basından ve halktan büyük baskı görüyor. Bilginin yanlış ellere geçmesinden korktuğu için Iron Man zırhının sırrını açıklamak da istemiyor. Ondan sonra olanlar oluyor. Tony’e saldıran saldırana… Yanında güvenilir elemanları Pepper Potts, kendisi aynı zamanda gönlünün kadını ve James ‘Rhodey’ Rhodes ile birlikte, yeni ittifaklar kuruyor ve yeni büyük güçlerle yüzleşiyor. Sonunda bir taraf kazanıyor ama kim? Burası filmin merak unsuru olduğu için açıklayamıyoruz, sonra topa tutarlar valla! Bol koşturmaca, macera isterseniz buyrun, onun dışında biraz sarkıyor, içiniz geçiyor, Tony Stark’ın esprili tarzıyla zaman zaman gülümsetiyor ve politik zeminiyle süper kahraman hikayeleri içinde biraz daha farklı bir yere oturuyor! Takiye / Allah’ın Yolunda Genelde Avrupa’da kabul gören bir sistem, faizi reddeden, Kuran’ın adını kullanarak sağlam bir güven temeli yaratan, insanların paralarına el koyan ve sonrada ortadan yok olan islami yatırım şirketleri ve bir ailenin bu durumla yüzleşmesi filmin ana konusu… Kadir Sözen Almanya’da yaşayan bir yapımcı bu kez filmin senaryosunu ele almış. Gerçek bir olaydan ele alınmış, gerçek payı çok fazla. Akrabaları yurtdışında yaşayan ve dine meyilli insanlardan sıkça duyulan hikayeler… Buradaki şirketn adı Jimpa. Camiye gelen bir adam herkesi ikna edip paraları toplayıp gidiyor. İnsanlar filmin baş karakteri Metin’e güveniyorlar, şirket ortadan yok olunca da ondan hesap soruyorlar. Bu yolda karısını, komşusunu ve kayınbabasını kaybeden Metin Jimpa için İstanbul’a geliyor ve işin ardındaki gerçeklere dalıyor. Herkesin bu işten pay sahibi olduğunu görüyor, paravan şirketler ve paravan kişilere tanık oluyor. Bir yandan da minik oğlunu korumaya çalışıyor. Kendisine zerre kadar benzemeyen ve Alman oyuncunun canlandırdığı abisi ise islama karşı bir tip… Yani bu karmaşa içinde dengeler değişiyor, Metin deyim yerindeyse dinden soğuyor… Filmde dini duygu ve yüzleşmeleri bir kenara bırakırsak, bir arama tarama hikayesi var ama senaryo iyi işlenmediği için o yan da tam anlamıyla ortaya çıkamıyor. Prasını kaptıran ailelerin acısına ortak olmaya çalışan br film. Yönetmeni Ben Verbong. Fahriye Evcen, Rutkay Aziz, Ali Sürmeli ve Erhan Emre başrolde… Belki ilginizi çeker! Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|