|
08 Şubat 2012 Çarşamba
Evet mi? Hayır mı?
Yav bırakın Allah aşkına evet mi diyecekmişiz, hayır mı diyecekmişiz filan… Anayasa gibi hassas mevzularda referandum yapmak için “ahtapot beyni” değil, “vatandaş şuuru” lazım! Ordu’nun tabiat harikası Perşembe Yaylası, taa 1991’de turizm merkezi ilan edilmişti. Tesis falan yapılmadı, bari hayvanlar otlasın diye mera yapıldı. Gel zaman git zaman, önceki sene TOKİ musallat oldu, “ver merayı bana, villalar yapayım sana” dedi. Tarım İl Müdürlüğü Mera Komisyonu şak diye toplandı, birinci sınıf merayı, mera kapsamından çıkardı iyi mi… Üstelik “toprak bedava, 20 senelik ot parasını öde, al” dedi. TOKİ, üç kuruş ot parasına, 450 bin metrekarelik meraya oturdu, caanım yeşillikte pata küte inşaata başladı. Başladı ama… “İyi de birader, biz hayvanları nerede otlatacağız” diyen “çoban” Muharrem Yumbul, Çoban “hayır” dedi yani. İstanbullu hayırsever bi aile, Florya’daki 95 dönümlük muhteşem arazisini “hastane yapılsın” diye, SSK’ya bağışladı. Hastane mastane yapılmadı tabii… Reform yapıyoruz ayaklarıyla SSK’yı lağvettiler. Hastane için bağışlanan araziyi de, TOKİ’ye devrettiler. TOKİ “hastaneyi boşverin, ben buraya rezidans yapayım, iş merkezi yapayım” dedi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne başvurdu. Büyükşehir Belediye Meclisi, bu öneriyi fevkalade buldu, son sürat onay çıktı. TOKİ de son sürat ihaleye çıktı. İhaleyi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadının ortak olduğu İstanbul “evet” dedi yani. Dolayısıyla, “dağdaki çobanla benim oyum eşit mi olacak şekerim” tartışmasına yeniden başlamakta fayda var… Eşit olmamalı… Çobanın oyu, Yükleniyor...
|