\'HUKUK AKP\'NİN TECAVÜZÜNE UĞRADI\'

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin grup toplantısında \"Balyoz Eylem Planı\" ile ilgili sürece değindi. Albay Dursun Çiçek\'in imzası ile ilgili TSK\'nın \"gerçek olabilir\" açıklaması ve Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner ve 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk\'in \"Kafes Eylem Planı\'nın 1 ve 2 numaraları\" olduğuna yönelik iddialara değinen Baykal, \"Birine sahip çıkıp birine çıkmamak olmaz\" diyerek Genelkurmay\'ı da eleştirdi.

02 Mart 2010 Salı 17:55
http://www.medyameclisi.com/
İşte Baykal\'ın konuşmasından satır başları:

\"Falan falan kişileri kurtardık gerisi ne hali varsa görsün diyemeyiz. Bu konularda tutarlı olmak gerek. Sahipsiz diye düşünülenler bu uygulamanın acı bedelini ödemeye devam edeceklerdir. bu onaylanır bir şey değildir. Kamuoyu olarak hepimiz burada haksızlığa uğramış olarak gördüğümüz birine sahip çıkmalıyız.

3 yıl dolmak üzere, ortada ucu açık bir iddianame var, sonuç yok. Öyle bir noktaya geldik ki, suçluluk esastır, masumiyetini sen ispat edeceksin.

Şunu tanıyor musun, bununla buluştun mu üzerinden giden bir soruşturma. Bugün Türkiye\'de askerler tutuklanıyor. Asker tutuklamak demokratikleşmenin bir aşamasıdır diye bir düşünce var. Üzerinde asker üniforması bulunan kişinin temel insani haklardan yoksun olduğuyla ilgili bir noktaya getiriyor bizi. Türkiye\'de bir darbe tehlikesini önlemek için askerler tutuklanmıyor. Türkiye\'de bir darbe tehlikesi olmadığı için askerler tutuklanıyor. Zaten darbe tehlikesinin ortadan kalkması, askerlere yönelik bir suçlama yapmanın bedelinin olmayacağı noktasına getiriyor sizi. Çok büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara karşı gereken tepkiyi göstermeliyiz. Tepkiyi de sadece yüksek niteliği olan insanlar olduğu için değil, haksızlığa uğradığı belli olan herkes için vermeliyiz.

Bugün Türkiye\'de DGM devam ediyor. Bütün bu uygulamaları özel yetkili savcılıklarda yürütüyorlar. Sana göre hukuk, suça göre hukuk. Mahkemeler aynı olacak. Herkes için aynı olacak. Gizli tanık olabilir. ABD\'de de gizli tanık var. Neden gizli tanık var? Çünkü mafya tanıkları öldürüyor. Türkiye\'de bir hayati tehlike olduğu için değil, yaptığı tanıklıktan utanması gerektiği için insanlara gizli tanık deniliyor. Bu Ergenekon davasının Danıştay saldırısıyla ilgili gizli tanığı tüm Türkiye tanıdı. Cinayet işlemiş, ailesini öldürmüş. Erzincan\'da gizli tanık. Hukukun ne olduğunu iyi bilmek lazım. Gizli tanık, imzasız ihbar mektupları, delil toplama değil, delil imal etme durumu var. Herkesle ilgili delil toplama değil, delil imal etme. Sen gel şunu söyle, sana şu kolaylığı sağlarım. Böyle hukuk olur mu?

Bu hukuk tablosu mutlaka değişmeli. Böyle bir tablonun içinde iktidar en büyük sorumluluğu taşıyor. Bu olaylar iktidara geliyor. Başbakan Yardımcısı telefon açıyor yürüyen bir dava için \'Tahliye et\' diyor. Habur\'da yaşanan utanç veren uygulamanın bir ayarlamayla yapıldığı netleşmiştir. İktidar hukuka tecavüz ederken suç üstü yakalanmıştır.\"

Baykal, anayasa değişikliği konusundaki açıklamalar için ise şunları söyledi:
\"Ben sekiz yıl sonra bu iktidarın seçime bir yıl kalmışken, Türkiye\'de bu büyük siyasi gerilim ve hukuk çatışması yaşanırken, Meclis kavga ederken, \'ben anayasa değişikliği yapacağım\' diye telaşla ortaya çıkmasının altında ne yatıyor? 8 yıl bu heyecanı yaşamıyor da, 12\'ye 5 kala bir anayasa değişikliği içine niye girdi diye soruyorum. Bu iktidar, hukukla çatışan bir iktidardır. Ama bu iktidar 8 yıl boyunca durumu iyi-kötü idare etti. Bazen hakim ayarlayarak, bazen savcıya telefon açarak hukuk karşısında kendini kollama şansını iktidarda olduğu için kullanmıştır. Ama şimdi seçim geliyor. Seçim, bu kadronun elindeki imkanların ortadan kalkacağı sonuç verecek. Adalet Bakanı kim olacak belli değil, başbakan kim olacak belli değil. Öyle bir durumda bugünkü hukuki durumları üzerinde taşıyan iktidar yerini kaybettikten sonra bunları kim taşıyabilir? Yargının beynini HSYK\'yı, kendisini yargılayacak olan Anayasa Mahkemesi\'ni değiştirecek bir değişikliği yapmaya çalışıyor.

Anayasayı değiştireceğiz, kendimizi güvence altına alacağız diyorlar. Yargı organlarını şekillendirir, kendimize imkan sağlarız. İktidarın içinde bulunduğu hukuk zaafiyeti kendilerini hukuku şekillendirme noktasına getirmiştir. 

Anayasa ülkenin en değerli belgesidir. Kim yapıyor bu anayasa değişikliğini? Memlekette söz sahisi olan kurumları bu işin zamanı olmadığını söylüyor. Bugün bu siyasi gerilim siyasi telaşın içinde bunun yapılamayacağını söylüyorlar.

Hukuk adamları, yargıtayın onursal başkanları buna kalkışmayın diyorlar. Ama sadece AKP, sadece başbakan, sadece bu iktidar \'Önümüzde bir yıl var, bu bir yılı anayasayı değiştirmek için kullanmalıyız\' diyerek hareket ediyor. 8 yıl sonra giderayak yapılmasının perde arkasındaki anlayış budur. Habur\'da bunu işlettiler. Anayasa\'ya göre hukuk değil. AKP\'nin kafasına göre hukuk işlettiler. Onları da görüyoruz.\"

Başbakan\'ın adaletin karşısında herkesin eşit olduğu konusundaki sözlerini de eleştiren Baykal, şöyle devam etti:

\"Şimdi bir de çıkıp diyorlar ki hukukun karşısında herkes eşit. Adaletin ulaşamadığı kimse yok. Bir tek Sayın Başbakan ve AKP\'ye ulaşamıyor. Sana adaletin elini uzatmasına neden izin vermiyorsun? Herkes hesabını verecek. Kimisi olmayan hesabını verecek, ama Sayın Başbakan sen de hesabını vereceksin. Türkiye\'de kimseye imtiyaz yok. Habur\'dan geçen PKK\'lılar devlet protokolündeler. Bu adalet. Ne hukuku bu?\"

Baykal, AKP\'nin anayasa değişikliği konusundaki çalışmalarına da dikkat çekerek, şu görüşleri dile getirdi:

\"HSYK\'ya, Anayasa Mahkemesi\'ne Meclis adam seçecek. Yani bu kurumlar, RTÜK olacak. Oraya da istediklerini yerleştirecekler. Türkiye\'nin gerçek sorunları ile bunun ne ilgisi var? Bu kendilerini güvence altına almaya yöneliktir. Bunun ötesinde hiçbir anlamı yoktur. Anayasa tartışması, çok temel bir konudur. Meclis\'te Anayasa\'yı değiştirecekler. Kim? AKP ile BDP. Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş olan iki parti. Yeni anayasayı tanzim edecekler. Anayasa Mahkemesi\'ni tanzim edecekler. Bu Meclis\'te 550 milletvekili var, 608 tane hesabı sorulamamış dosya var. Kendi hesabını vermemiş olanlar, kendisinden hesap soracak olanları tanzim edecek. Bu kadar saçma, bu kadar insafa sığmayan bir anayasa değişikliği olur mu? DTP VE AKP elele vermişler, yandaş medyayı da yanlarına almışlar, anayasayı değiştirecekler, Türkiye de seyredecek bunları öyle mi?

Referanduma gidecek bu olay. Millet bu gerçeği bilsin, yapılmak istenenin Habur hukukunu anayasaya taşımak anlamına geleceğini anlatalım. Habur\'u ayarlama ile yaptılar, şimdi ayarlama yapmadan bunları halletmeye çalışacaklar.

Bunların halkın, milletin gündemi değil, bu sadece AKP\'nin gündemidir. Vatandaş referandurumu kal-git referandumu olarak değerlendirecek ve bunları uğurlayacaktır.\"
Yükleniyor...