BEHZAT Ç.'YE RTÜK AYARI!
YILMAZ ÖZDİL VURDU!
CAN BONOMO FİNALE YÜKSELDİ
DURUŞMA FOTOĞRAFI İÇİN SAVCI NE DEDİ?
25 Mayıs 2012 Cuma
Yargı ve siyaset
Kaç gündür kıyamet kopuyor, aldırmıyoruz bile, böyle nice kıyametler gördük, bundan sonra göreceklerimiz de caba…
Vay efendim, yargı sonucu belli olmadan, tutuklu kalanlar nasıl serbest bırakılırmış. Sanki tahliye gökten zembille inmiş, 2004 yılının aralık ayında çıkan kanun ortada, kimsenin o tarihte kılı bile kıpırdamamış, daha sonra da uyanmamışlar ya da tilki uykusuna dalmışlar, kanun yürürlüğe girince de tahliyeler başlamış. Bu adamlar nasıl serbest bırakılır? 1974’te nasıl bırakmışlarsa, “Rahşan Hanım’ın affıyla” nasıl serbest bırakmışlarsa öyle bırakılmışlar. * * * Kimine göre bu af… Kimine göre de af filan değil. Adamı içeri atacaksın, beş yıl, on yıl mahpus damında tutacaksın, hâkim yok, savcı yok, yargılayamıyorsun, kanun çıkaran da sen, kıyamet koparan da sen… * * * Hangi yargı reformu? Anayasayı değiştirirken yargı reformu vaat ediyorsun, reformu yapa yapa Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda yaptın, hoşuna gitmeyenlerin seçimini önledin. * * * Yargının görevini yapması, bağımsızlığın sağlanması ve güvence altına alınmasıyla mümkün. Politikacının yargıya ve yargıca müdahale etmemesi, yargıyı hasım gibi karşısına almaması gerekir. * * * Yargı reformu yapmak için, anayasa reformunu yapanların yargıdan ne bekledikleri ortada. Başbakan’dan: - Ben davanın (Ergenekon) savcısıyım. - Tam başlayacaksın, adım atıyorsun yargı karşınızda. Şimdi yargı bu sözlerime kızacak. ‘Olmaz’ diyorlar. Niye olamaz, niyesini söyleyin ya. Bunu biz ülkemiz için yapıyoruz. Ciğerlerimize kadar bize kan ağlatıyorlar, bunu yapmaya hakları yok. - Bizden daha çok siyasetçi olmuşlar maşallah yargı siyasete soyundu. Vatandaşa seslenip sakın bu değişikliği onaylamayın diyor. Cübbeni çıkar siyaset meydanına çık. Bu iş öyle yapılır. Nasıl olsa değişikliğe karşı çıkan partiler var, onlara katılırsın. İyot gibi açığa çıktınız, kendinizi gizleyecek bir yeriniz kalmadı. Çünkü siyasi arenada yapılan açıklamalarla sizin açıklamalarınız birebir örtüşüyor. Bu kadarına pes. - Anayasa Mahkemesi, Ana Muhalefet Mahkemesi… Peki, örnek aldığımız, benzemek için çalıştığımız Avrupa’da bu işler nasıl oluyor? * * * Faşist İtalya’da, zorunlu göç yasasına göre valiler, güneyden gelen yoksul insanları, suç patlamasını önlemek için kuzeye sokmazlar, il sınırlarının dışına çıkarırlar. Demokrasiye gelince Anayasa Mahkemesi bu yasayı iptal eder. Demokrat İtalya’nın demokrat başbakanı De Gasperi, ihtiyaç oluşu gerekçesiyle aynı yasayı Meclis’e gönderir. Anayasa mahkemesi başkanı Prof. Dr. De Nicola “Gereksiz bir yargı organının başında olmaktansa” memleketi Napoli’ye çekip gider, mahkemenin üyeleri de onu izler. İşçiler genel greve giderler, başbakan, mahkeme başkanından özür diler, yasa tasarısını geri çeker. * * * Bir de Fransa örneği… Faslı mücahit Ben Barka Fransa’da öldürülür, adalet bakanı olaya el koyan sorgu yargıcından soruşturmanın çabuklaştırılmasını ister. Yargıç olayı “Le Monde” gazetesinde duyurur, kıyamet kopar, bakan sözünü geri çeker. * * * İskilip’te bir kavga çıkar, kavgaya karışan, tabancasını çekip sağa sola ateş eden, polislere bağırıp çağıran CHP’li bir milletvekili de vardır. Savcı Talat Şalk milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasını ister. Bir süre sonra İskilip’te bir laf dolaşmaya başlar, duyanlar savcıya koşarlar: “Milletvekili seni sürdürecek!” Savcı aldırmaz, ama bir süre sonra Mardin’e tayini çıkar. İskilip’ten aklı başında birkaç insan Ankara’ya gider, Ecevit’le konuşurlar, başbakan da dertlidir: “Savcı görevini yapmış, suçlu bizim milletvekilimiz, ancak bizi partiden ayrılmakla tehdit ediyor, ayrılırsa hükümet düşer, ülkede kriz olur. Bu nedenle savcıyı İskilip’ten aldık.” * * * İstanbul’da Çağlayan‘da devasa bir bina yapılıyor: Adalet Sarayı… Hani Balkanların ve Ortadoğu’nun en büyük binası derler ya, onun gibi… Elbette gurur duyarız, yargıya az bile deriz. Lakin “Saray”ın içine siyaseti, siyasetçiyi nasıl sokmayacağız? Sorun bu! Yükleniyor...
|